Forumumuza katılın:
|
Arşivle ilgili not
29.3.2002
Apo İdam edilmeli mi? 28-2-2002 Burhan
Metin
Türkiye gündemi ve Türk insanı gerildikçe gerildi. Sokakta
ekonomik krizin gerilimi yaşanırken, halkın artık iyiden iyiye sırtını çevirdiği
siyaset sahnesinde idam tartışması tansiyonu artırdı. Adını bile itiraf etmekten
çekinse de Türk siyaseti Apo’ya ne yapacağını, nereye koyacağını bilememenin
karasızlığı içinde spazmlar geçiriyor. Aslına bakılırsa Türkiye bazılarınca
Kürt bazılarınca Güneydoğu adı verilen ve AB dayatmalarıyla uluslar arası boyutu
derinleşen soruna nasıl yaklaşacağını bilememenin hafakanlarını yaşıyor.
Türkiye her zaman olduğu gibi cephe savaşından başarıyla çıktı, fakat stratejik,
siyasi ve diplomatik perspektifler geliştirmeyi ihmal ede geldiğinden sorun bu yanıyla
meydana çıkınca devlet siyaseti “sayıklama” ve “saçmalama” modundan öteye
geçmiyor. |
MİLLİ SİYASİ MANİFESTO
Türkiye
İçin Program Önerisi
Burhan Metin -
Ahmet Özcan - A. Altay Ünaltay
I. GİRİŞ
Türkiye Değerlendirmesi
İçinde yaşadığımız zaman diliminde Türkiye bir dönüm noktasına
gelmiştir. Ülkemiz geçmişinin muhasebesini yaparak bugününü değerlendirmek ve
geleceğine bir yön çizmek mecburiyetiyle karşı karşıyadır. Siyasi, iktisadi ve
sosyal hayat çözümsüz sorunlar yumağı haline gelmiştir. Dahası ülke, devlet ve
milletin barış ve refahını temin edecek çözümün ortaya çıkarılmasında açık
bir yetersizlik ve akıl karışıklığı mevcuttur.
Gelinen noktada Türkiye'nin kurum ve kuruluşlarıyla tıkandığı,
hatta bu tıkanmanın derinleştiği görülmektedir. Seçmenlerin destekleyip iş
başına getirdiği siyasi partiler üstlendikleri demokratik vekaleti korumak ve
geliştirmekte büyük bir zafiyet göstermektedirler. Bu nedenle vatandaş, demokratik
temsil müessesesine karşı beslediği umutlarını kaybetmiş ve demokratik siyasete
yabancılaşmıştır. Bugün hiçbir siyasi parti tek başına seçimlerde anlamlı bir
oy çoğunluğunu elde edebilmekten uzaktır.
1.3.2002
BU SAVAŞ HİLELİ John
Pilger
Teröre karşı yürütülen bu savaş hileli. Üç
haftadır süren bombalamanın ardından Amerika'ya saldırıyı düzenleyen
teröristlerden bir teki bile ne yakalandı ne de öldürüldü.
Bunun yerine, dünyanın en yoksul, en çok acı çeken uluslarından biri
en güçlü ulus tarafından terör saldırılarına uğradı. Amerikan pilotları
şüpheli "askeri" hedefleri şaşırıp, evleri, bir hastaneyi, Kızılhaç
depolarını ve göçmenleri taşıyan kamyonları vurmaya başladı. |
Küçük insanlar cenneti
| Engin Ardıç -- Türkiye,
küçük olmayan insanı da küçük insan olmaya zorluyor.Yok canım, öyle 'büyük
coğrafya keşifleri yapsınlar' falan demiyorum; hani hep yakınırız ya, niçin bizim
de denizaşırı serüvenlere atılan adamlarımız yok... Penisiline benzer birşeyler
keşfedemedik gitti... Niçin 'fezada' yokuz, 'Merih'e' ayak basamıyoruz, vesaire...
Tövbe, Sadun Boro'muz, Doktor Behçet'imiz, kavunlarımız
karpuzlarımız var. Yaşar Kemal ve Orhan Pamuk'umuz bile var. Şimdi Fazıl Say'ımız,
Sertab'ımız ve birleşen iki bankamız da çıktı. |
Câlib—i
Dikkat Kesişmeler Kavşağında Câlib—i Şüphe
Tartışmalar ve Tehlikeli Alâkalar
Durmuş Hocaoğlu, 22
Aralık 2001
"Herşey, tıpkı usta bir
stratejistin elinden çıkmış san'atkârâne bir harp planı gibi; parçalar dağınık,
ama bir kompozisyon içerisinde mütâlea edilince mânidâr bir tablo çıkıyor
ortaya."
Sovyetlerin çökme sürecine girişinden beri meydana
gelen gelişmeler sonucunda, Türkiye'nin, Batı nezdinde, Sovyet ürküntüsünden
kaynaklanan pozitif önemi zâil olmakta, tersinden, negatif bir önem ortaya
çıkmaktadır. |
Bu bir ölüm
kalım meselesi 07/11/2001 Radikal'den
Pakistan asıllı Britanyalı yazar Tarık Ali'yle
söyleşi:
Sovyet müdahalesi ve Taliban'ın zaferinden sonra Afganistan nasıl analiz
edilebilir?
Ordu içinde güçlü bir tabanı buluna PDPA (Afganistan Demokratik Halkın Partisi,
Afgan Komünist Partisi) 1978'de darbeyle Davud'un yoz rejimini devirdi. Halk değişimi
hoş karşıladı. PDPA başlangıçta popülerdi. Önemli sosyal reformlar ve demokrasi
vaat etti. Fakat, özgür eğitim ve kızlar için açılan okullar gibi önemli eğitim
reformları yapılsa da ikinci söz asla tutulmadı.
Kentlerde kızlar ve erkekler aynı okullara gitmeye başladı. Sağlık hizmetleri
ilerledi. Fakat, şiddetli bir fraksiyon mücadelesi, kitleleri baskı altına alma
kampanyasına girişen Hafizullah Emin önderliğindeki Pol-Pot fraksiyonunun zaferiyle
sonuçlandı. |
İran
eski Cumhurbaşkanı: Batı ikiyüzlü
1980-81
yıllarında İran Cumhurbaşkanı olan Ebulhasan Beni Sadr, Le Monde gazetesindeki
yazısında, Doğu-Bati ilişkilerindeki ikiyüzlülüğü gözler önüne seriyor.
Ebulhasan
Beni Sadr/Le Monde
NTV-MSNBC
31
Ekim— Batı,
milyarlarca insanın ona inanması ve Ladin’i yakalamak ve öldürmek için giriştiği
Haçlı Seferi’ne katılması için, Usame Bin Ladin’i terörist ilan etmenin
yeteceğini düşünüyor. Afgan halkının ve onunla birlikte dünyanın tamamının
şunu bilmeye hakkı var: Taliban’ın şiddeti Afgan halkına yönelirken ya da bu
şiddet kumandan Mesut’u öldürürken Amerikalılar neden hiçbir şeye karşı
çıkmadı? |
AVRUPA BİRLİĞİNE
GİRMEK ve ULUSAL EGEMENLİĞİN DEVRİ Göksel Türk
Şu Avrupa Birliği’ne
girme konusu, yıllardır bu ülkede yazılır çizilir konuşulur amma işin özü nedir
bir türlü ortaya konmaz.
Kimilerine göre bu “kapağı Alamanya’ya da bir başka Avrupa
ülkesine atmanın yolu” açılacak anlamınadır. Oysa, AB sözcüleri, “Serbest
dolaşım hakkı olmaksızın katılım”dan dem vururlar. Tıpkı Gümrük Birliği
tuzağındaki gibi. Onların mallarına gümrük engeli yok, ama bizim mallara kota. |
6.12.2001
Devlet İhtiyacı
Burhan Metin
Tarihle randevuya bir kez daha hazırlıksız, bitkin ve iç
bunaltılar altında yakalandı Türkiye. Küresel mücadelenin siklet merkezi Asya’nın
kalbine ve Türkiye’nin yanı başına kayarken Türkiye sadece seyretmekle yetiniyor.
Afganistan’da başlayıp Türkiye’nin etrafını çevreleyen bölgenin tamamına
yayılacağı anlaşılan terörle mücadele adı altında yürütülen Anglo_Sakson
operasyonun en fazla etkide bulunup üzerinde kalıcı sonuçlar yaratacağı ülkelerin
başında Türkiye gelmektedir. Afganistan operasyonu daha işin başında bile Türkiye
açısından son derece “stratejik etkiler” doğuracaktır. Enerji nakil hatları
bölgede yürüyen operasyonun en önemli parçalarından biridir. Merkezi Asya’daki
büyük oyun doğrudan Türk Cumhuriyetleri ve bu ülkelerin sahip olduğu enerji,
madenler ve genişleyen pazarından pay kapma üzerinde oynanmaktadır.
İslam
versus Amerika: Kategoriler, Yanılsamalar ve Gerçeğin Öteki Yüzü
İbrahim Kalın
İslam'ın diğer dünya dinleri ve medeniyetleriyle olan
ilişkisi, ilk doğuş günlerine geri gider. 14 asırlık tarihi içinde çeşitli
evrelerden geçerek şekillenen İslam'ın medeniyetler arası ilişki tarihi ve
tecrübesi, modern dünyanın doğuşuyla birlikte yeni bir safhaya girdi. Önceki
yüzyılların aksine İslam dünyası, medeniyetler arası ilişki alanını, Batı
medeniyeti ve onun ortaya koyduğu meydan okumalarla sınırlamış durumda. Geride
bıraktığımız yüzyılın son yarısında belirgin bir kimliğe bürünen
İslam-Amerika ilişkisi, bu tarihi surecin son halkasını oluşturuyor. Bu halkanın ana
dinamiklerinin tahlil edilmesi, hem uluslararası ve bölgesel ilişkiler, hem de
Amerika'da kayda değer bir varlık haline gelen Müslüman topluluğun gelecekte
oynayacağı rol açısından büyük bir öneme sahip.
Quo Vadis
Burhan Metin
Amerika’nın Afganistan’a
beklenen operasyonu hafta sonu itibariyle başladı. Afganistan’daki hedefler havadan ve
denizden vuruluyor.
Kısa vadede varılmak istenen hedefin Bin Ladin’in ele geçirilmesi ve
ikinci adımda Taliban yönetiminin devrilip yeni bir Afgan yönetiminin kurulması
olduğu görünmekle birlikte orta ve uzun vadede Amerika’nın elde etmek istediği
stratejik hedefler dünya kamuoyu açısından belirsizliğini koruyor. Afganistan’ın
düzenlenmesi kendi başına bir amaç olmaktan çok Amerika’nın girişeceği uzun
dönemli “yeniden küresel düzenlemenin” önemli bir ara durağı ve atlama taşı
olacaktır.
Sürrealizmden Realizme Amerika
Taha Özhan
1692'de Kuzey Amerika'da Massachusetts'in Salem şehrinde
bir cadı mahkemesi kurulur. 140 kişi cadı olmakla, kotu olmakla suçlanır. Salem
batıdan 1600'larda ilk göç eden Püritenlerin kurduğu ve geldikleri yıllarda kisin
soğuktan binlercesinin öldüğü ardından da ilk Kızılderili katliamlarının
yapıldığı bir şehirdir. Daha sonraları zenginlesen, toprağı isleyen ama acımasız
bir yerleşmenin faturasını hurafeci ve saplantılı bir 'halk' olarak ödeyen bir
toplumdur.
2.11.2001
Ebedi Adalet/Sürekli Özgürlük: Araftaki
Amerika
Burhan Metin - Amerika, yeni
küresel tehdidi ve bu çerçevede düşmanını uluslar arası terörizm olarak saptadı.
11 Eylül terör saldırısının hesabını sormak için girişeceği kapsamlı
mücadeleye “terörizme karşı savaş” adını verdi. Dünyanın önünde, klasik
savaşlardan hayli farklı özellikler taşıyacağı belli, Amerika’nın küresel
patronluğunun kesin ve tartışmasız biçimde onaylatılmasını hedefleyen yeni ve
sıcak çatışma riski fazla olan uzun dönemli bir süreç açıldı. Amerika bu
fırsatta Asya’ya yerleşmeyi ve olası Asya mihverini daha başında engellemeyi
hesaplamaktadır.
Tarih Geri Döndü
Burhan Metin
Amerika, dünya tarihinin en
çılgın ve en sofistike eylemi ile sarsıldı. Dünya hayret ve dehşet içinde kaldı.
Dünya Ticaret Merkezi binalarını
ve Pentagon kompleksinin bir bölümünü çökerten saldırı tam da Amerikan
imparatorluğunun kalbini vurmuş ve küresel kapitalizmi temsil eden köşe taşlarını
yerinden çekmeyi hedef almıştır. Saldırıyı gerçekleştirenler hedeflerini vermek
istedikleri mesajları taşıyan simgeleri yerle bir ederek net ve açık tarif etmişler.
AMERİKA’NIN (BATI
ZİHNİYETİNİN) SONU Mustafa Everdi
Doğulular ölümü yönetmeye dönük yaşarlar, batılılar ise hayatı
yönetmeye. Onun için ölümler doğuda, Irak-İran, Sudan, Filistin, Afganistan,
Azerbaycan, ve Avrupa’nın doğusu Bosna’dadır. Hayat Paris’te, Los Angeles’da,
ve New York’da yaşanır. Bu doğunun yöneticilerinin beceriksizliğinden değil
batının icazetini ve takdirini kazanarak yönetime gelmelerindendir. Doğu
zenginliklerinin batıya transfer edilerek batıda teraküm eden paranın sonucudur. Batı
teknolojik üstünlüğüne dayalı güç ve zenginlik kazanırken silah sanayi alanında
da denemeler ve tatbikat doğuda yapılır.
Gerekli Şeytan
A. Altay Ünaltay
Hikayemiz, Kuzeyli General Ulysses
S. Grant’ın ordularının Gettysburg’de (Pennsylvania, ABD) “Konfedere”
Güney’in ordularını adeta katliama uğratırcasına yendiği 3 Temmuz 1863’te
başlar. Güneyin kayıpları onbinlerce ölü ile ölçülmektedir ve bu günden sonra
Amerikan İç Savaşı’nın (1861-1865) seyri değişir; artık talih Kuzeylilerden
(“Yankee”lerden) yanadır.
JÖNTÜRK:AYIŞIĞINA TUTUNAN DENİZ Ahmet Özcan
Mustafa Kemal, 1 aralık 1921 de Millet Meclisin de
yaptığı konuşmada, Osmanlının yıkılış nedenlerinden bahsederken şunları
söyler:"Efendiler, biz Panislamizm yapmadık, belki yapıyoruz, yapacağız dedik.
Düşmanlar da yaptırmamak için, bir an önce öldürelim, dediler. Pantürkizm
yapmadık, yaparız, yapıyoruz, dedik. Ve yine 'öldürelim' dediler. Bütün dava bundan
ibarettir .."(akt. Doğan Avcıoğlu, Milli Kurtuluş Tarihi, C. 1, Sh. 65)
GLOBAL
YAP-BOZ’UN YEDİ UYMAZ PARÇASI
Subcomandante Marcos, Çev: A. Altay Ünaltay
(Neoliberalizm Yapbozu: Ulusları
Parçalayan ve Yokeden Faydasız Dünya Birliği)
- 1. Birinci Parça: Zenginliğin Toplanması ve Fakirliğin Dağıtılması
- 2. İkinci Parça: Sömürünün globalleşmesi
- 3. Üçüncü Parça: Göç, yanlış kabus
- 4. Dördüncü Parça: Finansın globalleşmesi, yolsuzluk ve suçun
globalleşmesi
- 5. Beşinci Parça: Yasadışı bir gücün yasal gücü mü?
- 6. Altıncı Parça: Mega-politik ve cüceler
- 7. Yedinci Parça: Direniş cepleri
13.9.2001
Hangi Yeni
? Yeni Türkiye’nin Toplumsal Ahlak ve Siyasal Etik Sorunu Burhan Metin
Eski ile yeninin alacakaranlığında
bir yandan değişim ya da değişememenin sancı ve bunalımları yaşanırken, bir
yandan da bu sancı ve bunalım ortamının hız verdiği “yeni siyaset” arayışları
ortaya çıkmaya başladı. Siyasette yeni arayışların artçı şoklar gibi art arda
gelen ekonomik bunalımlarla açığa çıkan Türkiye’nin genel, kapsamlı ve derin
krizini aşmada başarı gösterip gösteremeyecekleri şimdilik belirsizlikler
taşımaktadır. Çünkü kriz tek bir nedene bağlı olmayan, siyaset, iktisat, kültür
ve sosyal hayat gibi farklı alanlardan beslenen bir krizdir. Siyaset ve ekonomide yapı
bozuklukları ile gün yüzüne çıkmasına rağmen hem devletin hem toplumun krizidir.
EKONOMİ-POLİTİK SORULAR A. Altay Ünaltay
- Her on yılda bir büyük adam
- Kim masrafları ödedi?
- Birçok bilgi
- Birçok soru.
Bertolt Brecht, Okuyan Bir İşçinin Soruları
Beş yeni yetim bankanın daha fakir halkın kapısına bırakılmasıyla
"Türk usulü" ya da "alelusul" enflasyonla mücadele yeni bir döneme
girdi. Bu aşamada bazı tespitler yapmak gerekiyor.
Artık kafa karışıklığının yaygın hale geldiği bir ortamda bazı
çok makul, mantıklı ve temel gerçekleri tekrar tespit etmek gerekiyor, ki aklın
ışığında bir noktaya gelebilelim
Kemal Derviş, solu kurtaracak mı? Abdullah Muradoğlu
... Bu kez kurtarıcımız Dünya Bankası’ndan Kemal
Derviş’ti. 1960’larda Kemal Kurdaş, 1970’lerin başında da Atila Karaosmanoğlu
benzer şekillerde Amerika’dan çağırılmışlardı. Her iki operasyon da
başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Ancak Kemal Derviş’in gelişi çok daha
farklıydı. Derviş, adeta Hükümetin dördüncü ortağı olarak ekonomi yönetiminin
başına getirildi. Kemal Derviş’in bir diğer özelliği de üçyüz yıllık Osmanlı
yönetici sınıfından bir aileye mensup olmasıydı. Ailenin kurucusu Halil Hamit Paşa
da 219 yıl önce çok geniş yetkilerle bugünkü gibi bir kriz döneminde kurtarıcı
olarak Başbakanlığa atanmıştı.
"Selamet"çiliğin Trajedisi
Ahmet Özcan
- Tarihte herşey iki defa sahnelenir,
- İlkinde trajedi, ikincisinde komedi olarak
-
- K. Marx
FP'nin de kapatılması ile birlikte aynı filmi aynı aktör ve
figüranlarla bir kez daha çevirmeye dayalı arayışlar gündeme geldi. Bu kez, iyice
siyaset esnafı olmuşluğun tilki taktikleri ve belediyelerden kamu kaynağı aktarmanın
kazandırdığı daha dünyevi ideallerin şehvetiyle hareketlenen yeni parti
çalışmaları bölünme ihtimali ile birlikte başladı. Sonunda ne tür bir 'saadet'
çıkarsa çıksın,bu hareketi vareden ana çizginin şöyle enine boyuna iyice bir
sorgulanması şart oldu. Zira millet ve dindarlık adına otuz yıldır seyrettiğimiz bu
alaturka filmin ipoteğine aldığı hayli ciddi bir sosyolojik damar sözkonusu ve bu
millete ait damarın kaderini selametçiliğin tekelinden kurtarmak neredeyse bir haysiyet
davası haline geldi.
Devlet Refleksi ve
Din Feodalleri Burhan
Metin
Milli görüş çizgisinin son
organizasyonu olan FP de sistemin hışmına uğramaktan kurtulamadı. Neredeyse yarım
asra ulaşan siyasi hayatı içinde bu siyasi hareketin sistem ile derin ve yapısal
çelişkisini aşmada bir arpa boyu yol alamadığını gösterdi. Başka bir açıdan
bakılırsa Türk devletinin de, milli görüş hareketine karşı kan davasını
sürdürdüğü gibi, hareketin dayandığı seçmen kitlesini sistem içinde mas edecek
demokratik bir çözüm yolu bulamadığı görüldü. Anayasa mahkemesinin FP hakkında
verdiği kararda izlendiği üzere, iktidarın sert çekirdeği FP ile mücadelesine her
koşul altında devam etmeye kararlıdır.
MİLLİ RESTORASYON II
Ahmet ÖZCAN 22.05.2001
"...demişti ki içlerinden biri,
ama acımızda doğurgan olmalı bizim
sabahsa güneş
geceyse ay doğmalı..."
Anadolu’nun dirlik ve düzen tarihi, devrimlerin değil restorasyonların, toplumsal
ilişki ve çelişkilerin değil, devletin yeniden tanziminin tarihidir. Savaşlar ve
göçlerle dolu bu coğrafyada temel siyasal hedef ve sorun, daima denetim ve disiplin
olmuştur. Dirlik ve düzen, en iyi denetimin sağlanması olarak algılanmış ve bu
amaçla toplumların zihniyet dünyasında, kutsal ve somut yaşamlarında, otoriter olan
devlet örgütlenmeleri vücut bulabilmiştir.Bu tanrısal ve yarı askeri devlet
örgütlenmeleri, esas itibariyle göçebeliğin denetimi ve savaşın sürekliliği
üzerine oturan askeri-tarım düzenini müstakar kılmayı ifade etmiştir: Mülkün ve
köleliğin denetimi, din ve inançların denetimi, kabile ve aşiretlerin denetimi, hatta
anonim bütünler içinde erimiş halde varolan bireysel kimliklerin ve geleceğin
denetimi...Düzen işte bu denetimle elde edilen hegemonyanın adıdır.Tarih boyunca
süren büyük çaplı göçlerin yıkıcı etkileri yada savaşların büyük yenilgi ve
zafer gibi sonuçları ise dirlik ve düzenin yeniden kurulmasının yada yenilenmesinin
kapısını açmıştır.
NATO’nun
Makedonya’ya Girmesi Arnavut Militanların Zaferi Anlamına Gelecektir
Çev: Musa
Ceylan
NATO, Makedonya hükümetini Arnavut militanların taleplerini
kabul etmeye zorlarken, bir yandan da ittifak askerlerini bölgeye sevketmeye
hazırlanıyor. NATO’nun Makedonya’ya girmesi militanların zaferi anlamına
gelecektir. İsteksiz bir müttefik olarak NATO’yu bu ülkeye çekmekle Arnavut
gerillalar, askeri eylemle başaramadıklarını barışçı yollarla elde edecekler.
Makedonya ordusunda, muhalefet gruplarında ve halk arasındaki görüş ayrılıkları
büyük ihtimalle Batı yanlısı mevcut hükümeti düşürecektir.
3.8.2001
SÖYLEŞİ, Meral Akşener
Şimdi Cumhuriyet
kurulur, Gazi Paşa Adana’yı ziyarete gider. Vali gezdirir istasyon caddesinde ve çok
güzel evler görür. O dönemde gayri müslim vatandaşlarımız askerlik yapmazlardı,
ticarette öndeydiler. Gayri müslim vatandaşlarımıza ait evlerdir bunlar; çok büyük
çok güzel. Yolun sonunda da bir viraneye rastlar-bu olmuş bir vaka- kimin diye sorar.
Recep Çavuş'un derler. Ve çağırttırır Recep çavuşu. Recep çavuşun bir gözü
yoktur, bir kolu yoktur. Sorar, yani istasyon caddesi, çok güzel evler var. Bu evler
yapılırken sen nerdeydin Recep Çavuş. O da der ki, ben seninle beraber
Çanakkale'deydim. Seninle beraber Sakarya'daydım. Şimdi benim anlayışım şu. Yani
son tahlilde, en neti, herhalde bundan açık hiçbir politikacı konuşmaz. Ben kendimi,
bizleri Recep Çavuşun torunları sayıyorum. Recep Çavuş kolunu gözünü kaybederken,
İstanbul'daki gibi, işgal altında İstanbul'da olduğu gibi birilerine iktidar senedini
bıraktı.
Daha netini
söyleyeyim. Ben iktidar senetlerini, dedemin bıraktığı o iktidar senetlerini geri
istiyorum, açık istiyorum, net istiyorum. Bunla ilgili mücadele yaptım, yapmaya da
hazırım, devam da edeceğim. İster politikada olur, ister bir başka alanda olur. Beni
şekillendiren örneği söylüyorum size. Şimdi temel sorunumuz ben şunu istiyorum
diyememek. Asıl meselemiz bu. Ben istiyorum. Hem de bakın ezan okunuyor şu anda, Recep
Çavuş’un, yani dedemizin işgal İstanbul’unda bıraktığı iktidar senedini hem
vallahi alacam, hem billahi alacam, hem tallahi alacam. Ben Meral olarak söylemiyorum
bunu. Esas mücadele de bu Türkiye'de.
10.7.2001
Özür ve bir açıklama
Editör’den
Okurlarımızın karşısına daha yetkin bir
görsel tasarım ile çıkma düşüncemiz ne yazık ki boşta kaldı ve yeni
tasarlanmış haliyle sitenin teknik işletiminde çok sayıda sorunla karşı karşıya
kalındı. Uzun sayılabilecek zaman içinde sitenin sorunsuz biçimde teknik işletimi
gerçekleştirilemediğinden “azıcık aşım kaygısız başım” diyerek eski
mütevazı tasarıma geri dönmeyi daha işlevsel bulduk. Çünkü bizim için
fikirlerimizin paylaşılması birinci planda, görsellik ise ancak iki veya üçüncü
planda gelen bir husustur.
4.7.2001
Dedemin
Daşağı İn Aşağı Nihat
Genç, Leman Dergisi
3.7.2001
Çözümsüzlük
mühendisliğinin sonu
A.TURAN ALKAN (Zaman Gazetesi) 28.05.2001
28 Şubat, “TSK”yı da vurdu!
BURHAN METİN
19.05.2001
DIŞ TİCARETTE YANILGILAR
Dani
Rodrik (Türkçesi: Musa Ceylan ) 19.05.2001
Merkez Bankası Genel Kurulunda Göksel TÜRK’un, D sınıfı
hissedar temsilcisi olarak yaptığı konuşma
Göksel TÜRK 22.05.2001
ERMENİ SOYKIRIMI SUÇLAMASI’NIN ÖĞRETTİĞİ
Göksel TÜRK 22.05.2001
HİNDİSTAN ve BÜYÜK AVRASYA OYUNU
George Friedman, Çev:Musa Ceylan 14.06.2001
AVRUPA MI JAPONYA MI: EKSİK JEOPOLİTİK PARÇA
George Friedman (Türkçesi: Musa Ceylan ) 22.05.2001
TÜRKİYE; ÜÇÜNCÜ YOLUN SESSİZ ARAYIŞINDA
Mustafa EVERDİ 25.05.2001
SU YORUMCULARI’NA
biz bir parça acemi bir su yorumcusuyuz
öteden beriden dayanıklılık taşırız durmadan
2020 Yılında Avrasya Haritası
Çev: Musa Ceylan 14.06.2001
YENİ BİR AMERİKAN SAVUNMA STRATEJİSİNİN SONUÇLARI
Çev: Musa Ceylan 22.05.2001
Zavallı İnsanlar Kulübü
Nihat Genç
Tarihin En Renkli Ve En Yeni Atlısı:Futbol
NİHAT GENÇ, Leman
22.05.2001
Örgütten Yetişme Tahir Öğretmen
Nihat Genç, Leman Dergisi 18.06.2001
ÖZGÜRLÜĞÜN ARKEOLOJİSİ
Ahmet Özcan 14.06.2001
FÜZE SAVUNMA SİSTEMİ VE TÜRKİYE
Em.Gen. Yılmaz TEZKAN 25.05.2001
ADALET ÖLMEZ
Mustafa EVERDİ 22.05.2001
29.5.2001
Türkiye, Dünya
Sistemine Karşı “Kendine Mahsus Karar Alanını” Mahfuz Tutmalıdır Burhan Metin
MİLLİ
RESTORASYON I. Ahmet Özcan
Siyasetin yapı-çözümü Burhan Metin
 ERMENİ
SORUNU-SORUMLULUKLAR VE TEDBİRLER Em. Gen. YILMAZ
TEZKAN
Kemal Derviş’in
Açıkladığı Yeni Ekonomik Programın Tam Metni
DUYUN-U UMUMİYE Derleyen: A. Altay Ünaltay
ÇEREZ İki kurbağa süt güğümüne düşmüşler
20.4.2001
 Ucuz kahramanlığın fiyaskosu: Bekir Sobacı Ya da Mehmet Doğan ne dedi? Burhan
Metin
Bıçak Sırtı Burhan Metin
Bir Garip İhtilalci
OSMANLI'NIN
TASFİYESİ VE CUMHURİYET Ahmet Özcan
EKONOMİK KATLİAM
Suleyman Gazi Özer
TARİHİ İÇERİKTE BİR ÇIKTI HABERİ!!
TÜRKİYE’DE İLK DEVALÜASYON ‘‘LALE DEVRİ’’NDE YAPILDI!! haberturk.com'dan
20.4.2001
Vidanjör
patlaması Perihan Mağden Radikal
Şar Dağlarında Gerillanın Siyasetle Dansı:
Makedonya ve Balkan Politiği Burhan
Metin
Çerez: 2008 OLİMPİYATLARINDAN NOTLAR:
13.4.2001
Ricardian Equivalence Theorem
Ali İhsan Karacan Dünya Gazetesi
 Makedonlar (!) Türkiye’de...
Bahadır Malkoç
 BBP VE MUHSİN YAZICIOĞLU: OLMAK YA DA OLMAMAK
Ahmet Özcan
İran ve
Rusya’nın Askeri İşbirliği Burhan Metin
John Maynard Keynes Robert B. Reich, Çev: A. Altay Ünaltay
12.4.2001
Kırılgan
Muhayyile ve Gelecek Ülküsü Ahmet Özcan
10.4.2001
 Genelkurmay II. Başkanı Ne Söyledi? Burhan Metin
2.4.2001
 Kaş
yaparken göz çıkarmak Burhan Metin
KIZILAY KONGRESİ :
VAKIF GELENEĞİNDEKİ İSTİSMARIN HAZİN SON ÖRNEĞİ
 ULUSAL
EGEMENLİK Stephen D. Krasner Çeviri: Musa Ceylan
Fransız
Maydanozu Burhan Metin
Din ve Sosyolojinin
Çarpık Birleşimi: Taliban Örneği
 Eskisi gibi
Gündüz Aktan 10.03.2001 Radikal'den
27.3.2001

“Makedon Devleti”, Arnavut taleplerine daha fazla
dayanamaz! Burhan Metin
20.3.2001
Tayyip Erdoğan: Umut mu, Serap mı? Burhan Metin
Establishment ve Oligarşi:
Türkiye'nin Yenilenme Kavgası
Bahadır Malkoç
ÇEREZ TCMB FONA DEVREDİLİYOR
13.3.2001
YDH KADÜK KALDI, ANCAK
FİKRİ İKTİDARDA Osman Deniz
 IMF, Kendini Düzelt
Jeffrey D. Sachs, Çev: A. Altay Ünaltay
Derviş Lira,
Peso Mariachi Robert L. Bartley, Çev: A. Altay Ünaltay
 Karikatür
 Sıradaki Gelsin!!
Yücel Bulut, Sosyolog
enflasyon, ekonomi, fukara mehmet ve osman ağa Kadri Karaorman
 Post modern durumlar:
şeyh-devlet-tarikat-ticaret-siyaset
14.02.2001, Bahadır Malkoç
 28 ŞUBAT:ÇÖZÜLÜŞÜN RESTORASYONU Ahmet ÖZCAN
 ÇÖKÜŞ VE DİRİLİŞ
Ahmet ÖZCAN
Türkiye'deki krizi
IMF körükledi SABAH'tan 23.2.2001
1.3.2001
özgürlük paradoksu Ahmet Özcan, 17-2-2001
İSLAM
ÜZERİNDE YENİDEN DÜŞÜNMEK Ahmet Özcan, 16-2-2001
27.2.2001
MGK’nın Onuruna Kim Sahip Çıkacak? Bahadır Malkoç
İDARE-İ MASLAHATÇILIK BURAYA KADAR Osman Deniz
Bunca Yıldan Sonra
Ayrılık Mı? Belki Biraz...
Economist, 27 Ocak 2001,
Berlin-Paris
HİLAFET, İSLAM
DEVLETİ VE SONRASI A. Altay Ünaltay
Milli
Sohbet
Nihat Genç, Leman Dergisi
ŞAMDAN'DAN
HAKKARİ'YE Salih Doğan'a teşekkürlerimizle
22.2.2001
İkinci Bahar ve Siyaset Meydanı
Vesilesiyle... Yücel Bulut, Sosyolog
Biz Adam Olmayız! Burhan Metin 05.02.2001
Ermeni Yasasına
Verilecek Tepki Önemlidir! Bahadır
Malkoç
DEVLET Mİ , MİLLET
Mİ ÖNCELENECEK PROBLEMATİĞİ VE BU KAPSAMDA BAŞÖRTÜSÜ TRAJEDİSİ Osman
Deniz
5.2.2001
AB, Değişim ve Bilinç Sorunu
Burhan Metin
Makedonya: Güncel Siyasi Gelişmeler
Burhan Metin
Güncel Burhan Metin
1915 Osmanlı – Ermeni
çatışmalarını;Kamuoyunda mevcut genelgeçer söylemlerden farklı dillendirmek Osman Deniz
RP
- FP EKSENİNDE MİLLİLİK TARTIŞMALARI
Osman Deniz.
 FINDIKKIRAN BALESİ MYDONOSE SHOWLAND‘ DE SAHNE ALIYOR
Osman Deniz
Perspektifler
Arşivle
ilgili not: Arşivdeki tarihler, yazıların anasayfadan arşive
kaldırıldığı tarihlerdir. Yazı tarihleri arşive kaldırılış tarihinden 1-5 gün
öncedir. Geri
Yazışma: bilgi@derinanadolu.cjb.net
doğrudan yazışma
|